1920’lerin İngiltere’sinde, hizmetçilik yapan genç bir kadın, hayatının yönünü değiştirecek bir kararın eşiğindedir. Jane Fairchild, varlıklı Niven ailesinin evinde çalışmakta ve ağır sorumluluklar altında yaşamını sürdürmektedir. Ancak Anneler Günü’nde ona nadir verilen bir günlük izin, sıradan bir tatilden çok daha fazlasına dönüşür. O gün, Jane kalbini kaptırdığı, başka bir kadınla evlenmek üzere olan Paul’le son bir kez buluşmayı planlar. Jane, bu gizli birlikteliği gerçekleştirmek için, her şeyi geride bırakmaya hazırdır.
1924 yılının bahar esintileriyle sarılmış sessiz bir sabahında, Jane, boş kalan malikânede yalnız kalır. Herkesin yokluğunu fırsata çevirerek, Paul’le geçireceği son anların hayalini kurar. Ancak o gün yaşanacaklar, Jane’in geleceğini tümüyle belirleyecek sarsıcı gelişmeleri beraberinde getirir. Gizli bir ilişkinin gölgesinde büyüyen duygular, yalnızca aşkı değil, sınıf ayrımını ve kaderin kaçınılmaz yüzünü de yüzeye çıkarır. Jane’in hayatı, o gün aldığı kararlarla bambaşka bir yola sürüklenmiştir. Geri dönüş yoktur.