Zeynep, çocukluk yıllarından kalan derin yaralar ve kaybetme korkusuyla hayatını sürdürürken Can adında hasta bir genç adamla tanışır. Bu karşılaşma, ona yıllardır uzak kaldığı aşkı ve umudu yeniden hatırlatır. İkisi arasında gelişen bağ, Zeynep’in duygusal duvarlarını yıkmaya başlar.
Ancak Can’ın hastalığı, ilişkilerinin üzerinde sürekli bir gölge gibi durur. Birlikte geçirdikleri her an, hem kıymetli hem de kırılgandır. Zeynep, içinde biriken korkularla yüzleşirken, ikili zamanla aşkın iyileştirici ama bir o kadar da acı veren gücünü keşfeder. Gelecek belirsiz olsa da, her gün birlikte yazdıkları bir hikâyeye dönüşür.