İkinci el alışverişin sıradan ve risksiz bir deneyim olduğuna inanan Soo-hyun, yeni taşındığı evine uygun fiyatlı bir çamaşır makinesi ararken popüler bir alışveriş uygulamasına yönelir. Cihazı teslim aldığında, beklediği gibi çalışmadığını fark eder. Başta sadece hayal kırıklığı yaşadığını düşünen Soo-hyun, satıcının umursamaz tavrı karşısında öfkelenir ve çevrim içi platformda uyarı niteliğinde yorumlar bırakır. Bu adım, onun için sadece bir tüketici tepkisi gibi görünür. Ancak gerçekte bu, ölümcül bir oyunun başlangıcıdır.
Soo-hyun, kısa süre içinde karanlık bir girdabın içine çekilir. Tanımadığı numaralardan tehditkâr mesajlar almaya başlar. Kapısına gelen müstehcen notlar, yanlış siparişler ve geceleri camına tıklayan yabancılar artık hayatının bir parçası olmuştur. Güvende hissettiği evi, korkunun merkezi haline gelir. Her geçen gün artan rahatsız edici olaylar, sıradan bir dolandırıcılıktan çok daha fazlasını işaret eder. Soo-hyun, çevrimiçi yaptığı basit bir alışverişin, geçmişi karanlık bir suçlunun hedef listesine girmesiyle sonuçlandığını anlar. Bu, artık sadece bir arıza değil, bir tehdit meselesidir.
Olayı araştırmakla görevlendirilen Dedektif Na, bu davanın sandığından daha karmaşık olduğunu fark eder. Görünüşte masum bir satış işleminin ardında, kurbanlarını teknolojinin gölgesinde seçen bir seri katil yatmaktadır. Soo-hyun’un paylaştığı yorum, bu sapkın adam için bir kırmızı alarmdır. Artık onu susturmak isteyen biri vardır ve bu kişi, kendi adaletini kendi yöntemleriyle sağlayan bir katildir. Dedektif Na, zamanla yarışmak zorundadır. Çünkü her geçen saat, Soo-hyun’u kaçınılmaz sona bir adım daha yaklaştırmaktadır.