Lund’a büyük umutlarla taşınan Simon, hukuk fakültesinde yeni bir hayata adım atacağını düşünür. Ancak derslerin monotonluğu ve beklentilerinin karşılanmaması, onun içinde büyüyen bir boşluk yaratır. Hayatı bambaşka bir yöne sürüklenirken, bir protesto sırasında tanıştığı anarşist genç kadın Max, Simon’un dünyasını kökünden değiştirir. Max’in aşırılıkla, tehlikeli fikirlerle ve yalanlarla dolu yaşam tarzı, Simon’un hem aklını hem de kalbini çeler.
Simon, kendini hızla suç ve risklerle örülü bir hayatın içinde bulur. Max’in cazibesine kapıldıkça geri dönüşü olmayan kararlar alır. Ancak zarar verdiğini fark ettiğinde artık kurtuluşun o kadar kolay olmadığını anlar.