On yıl boyunca birbirinden kopmuş bir grup eski dost, sıradan bir eğlence gecesi için yeniden bir araya gelir. Bu buluşmanın amacı basittir: geçmişi yad etmek, biraz gülmek ve birkaç içkiyle eski günleri anmak. Ancak gecenin masum planları, ortaya çıkan gizemli bir masa oyunuyla birlikte kısa sürede altüst olur. İlk başta sadece sıradan bir içki oyunu gibi görünen bu kutu, içinde taşıdığı doğaüstü kurallarla tüm dengeleri bozar. Artık işin şakası kalmamıştır. Oyunun bir kazananı olmalıdır. Aksi takdirde, bu gece sonsuzluğa kadar sürecektir. Bu durum, eğlencenin değil hayatta kalmanın gecesi haline gelir. Kurallar nettir. Kaybedenin akıbeti tartışmaya açık değildir.
İçlerinden biri, hâlâ yaşadığı duygusal enkazla uğraşan Paul’dur. Yakın zamanda biten evliliğinin izlerini henüz silememiştir. Bu süreçte tek destekçisi, bağımlılıkla savaşan Cliff olur. Paul’un yanında durmakla kalmaz, ona evini bile açar. Bu zorlu dönemi biraz olsun hafifletmek isteyen Cliff, diğer eski arkadaşlarını da davet eder. Aralarına, artık bir televizyon yapımcısı olan Sam ve kariyerini oyunculukla sürdüren Troy da katılır. Gece, kahkahalar ve anılarla dolu bir buluşmaya dönüşür. Ta ki Cliff’in tesadüfen bulduğu, kimsenin adını bile duymadığı esrarengiz bir oyunu masaya koymasına kadar. "Gatlopp" adını taşıyan bu oyun, geçmişi huzurla anmak isteyen gruba huzurdan çok daha fazlasını sunar. Artık tek hedefleri vardır: sabaha kadar birlikte kalmak ve oyunu bitirmek. Yoksa, bu gece onların son gecesi olacaktır. Bu tehdit sadece bir varsayım değil, oyunun değişmez kuralıdır.