Sıradan bir tutuklamanın çok ötesine geçen bir operasyonun ortasında, ülke çapında etkisi hissedilen karizmatik bir tarikat lideri emniyet güçleriyle silahlı çatışmaya girer. Bu gelişme, yıllardır geçmişinden kaçan eski bir askerin hayatını altüst eder. Geçmişte bu lidere hayranlık duyan ve onun yolunu izleyen asker, yıllar önce terk ettiği kampa geri dönmek zorunda kalır. Eşinin gizemli kayboluşu ile tarikat arasında bağlar ortaya çıktıkça, cevaplar sadece yüzleşme ve savaşla alınabilir hale gelir. Bu dönüş bir zorunluluktur, geçmişle hesaplaşma kaçınılmazdır.
Tarikatın adı The Bokushi’dir. Güvenlik, aidiyet ve kurtuluş arayanları içine çeken bu yapı, sıradan bir inanç topluluğu değildir. Tarikatın başındaki manevi lider, sadece ruhani değil aynı zamanda stratejik bir akla sahiptir. Takipçileri, eski ordu mensuplarından ve savaş tecrübesi olan kişiliklerden oluşur. Bu yapı, liderini dünya siyasetinde hesaba katılması gereken bir figür haline getirir. The Bokushi, bireysel arayışları manipüle eden sistematik bir güç odağıdır. Bu tarikat bir tehdit değil, doğrudan bir cephe haline gelmiştir.