Uzak kuzeyde, karla kaplı bir köyde yaşayan Yuri, hayatı boyunca asla karanlıkta dışarı çıkmaması ve “ochi” adı verilen orman yaratıklarından korkması için yetiştirilmiştir. Bu korku, köyün eski inançları ve hikayeleriyle güçlendirilmiştir. Ancak bir gün, bebek bir ochi sürüsü tarafından geride bırakılır ve Yuri, ailesine ve köyüne dair bildiklerini sorgulayarak, bu küçük yaratığı güvenli bir şekilde evine ulaştırmak için büyük bir maceraya atılır. Cesaretini toplamak zorunda olduğu bu yolculuk, onun hem kendi korkularını yenmesini hem de ochi’lerle ilgili gerçekleri keşfetmesini sağlar. Carpathia adasında yaşayan utangaç çiftlik kızı Yuri, etrafındaki insanların aksine ochi’lerden korkmaz; aksine, onları anlamaya çalışır. Yoda’ya benzeyen mavi kulaklı bu gizemli yaratıklarla kurduğu bağ, köy halkının korkularının ve ön yargılarının nedenini yavaş yavaş gün yüzüne çıkarır. Yuri ile ochi yavrusu arasındaki dostluk ilerledikçe, köydeki eski korkuların ardında yatan gerçek tehlike ve ochi’lerin aslında ne olduğu netleşir.