Sessizliğin hakim olduğu yeni evinde huzur arayan Özgür, hiç beklemediği bir şekilde hayatının en karanlık gecesine adım atar. Evde bulduğu, sahibine dair hiçbir iz taşımayan bir cep telefonu, kısa sürede onun kaderini belirleyen bir araca dönüşür. Kimliğini gizleyen birinden gelen arama, sıradan bir akşamı tam anlamıyla bir kâbusa çevirir. Aramanın ardından Özgür artık özgür değildir. Tehdit edilmiştir ve seçim hakkı tanınmadan, verilen her emri uygulamaya mecbur bırakılmıştır.
İlk görev nettir, tartışmaya açık değildir. Özgür, daha önce hiç tanımadığı insanları evine çağırmak ve sabaha kadar sürecek yoğun bir psikolojik savaşın ortasında yer almak zorundadır. Her biri kendi geçmişiyle gelen bu yabancılarla, sadece fiziksel değil, zihinsel bir hesaplaşmanın içine çekilir. Gecenin ilerleyen saatlerinde gerçekle yalan iç içe geçer; kime güveneceğini bilemez hale gelir. Fakat bir şey kesindir: Bu gece hayatta kalmak istiyorsa, tüm kuralları unutmak zorundadır.