Edward, kız arkadaşıyla birlikte Portekiz’in ıssız dağ köylerinden birine doğru yola koyulur; amacı, ailesinin geçmişine dair karanlıkta kalan bir sırrı gün yüzüne çıkarmaktır. Bu yolculuk, onu yıllardır görüşmediği annesiyle ve bir zamanlar kopmuş bağlara sahip olduğu ikiz kardeşiyle yeniden buluşturur. Başlangıçta nostalji ve sıcaklıkla örülü gibi görünen bu buluşma, çok geçmeden yerini tedirginliğe bırakır. Çünkü Edward’ın çocukluğunun geçtiği ev, yalnızca eski anıların değil, bastırılmış travmaların ve çözülememiş hesapların da barınağıdır. Zaman ilerledikçe evdeki huzursuzluk artar ve Edward, geçmişin sandığından yalnızca tozlu fotoğraflar değil, karanlık gerçeklerin de çıkacağını anlar.