17 yaşındaki Jem Starling, katı kurallarla şekillenmiş Hristiyan köktendinci topluluğu içinde kendi kimliğini ve inançlarını sorgulamaya başlar. Kadınlara biçilen roller, bastırılmış duygular ve günah kavramıyla iç içe geçen bu kapalı dünyada Jem, kendi iç sesini bastırmak zorunda kalır.
Ancak topluluğun genç, karizmatik papazı Owen’ın kiliseye geri dönmesiyle Jem’in iç dünyasında fırtınalar kopar. Owen’ın etkileyici varlığı, Jem’in zaten çatışma içinde olan düşünce ve duygularını daha da karmaşık hâle getirir. Aralarında gelişen yakınlık, yalnızca Jem’in inancını değil, aynı zamanda tüm topluluğun dengesini de tehdit eder.