Dean, annesi ve küçük kardeşiyle sıradan bir akşam geçirirken kapı çalar. Gece yatmak üzereyken, cezaevi görevlileri evine girer ve onu neredeyse çıplak halde dışarı çıkarır. Ne olduğunu anlamadan kendini demir kapılar, beton duvarlar ve katı kuralların arasında bulur. Gideceği yer, suçlu çocuklar için yapılmış yüksek güvenlikli bir tutukevidir. Dean güçlü görünmeye çalışır, dik durur, kimseye boyun eğmez. Ama burası başka bir dünyadır. İlk gününde, diğer mahkumların bile yanına yaklaşmaktan çekindiği Zoro adında biriyle tanışır. Zoro, cinayetle suçlanan, sessiz ama tehlikeli bir figürdür. Dean, korku dolu ilk gecesinden itibaren sistemin acımasızlığını öğrenir. Burada sessiz kalmak zayıflık, güvenmek ise risktir.
Zamanla Dean ve Zoro arasında beklenmedik bir bağ kurulur. İkisi de bu karanlık dünyada hayatta kalmak için farklı yollar arar. Dean zekâsını, mizah duygusunu ve laf cambazlığını kullanır. Zoro ise soğukkanlılığı ve içe dönük bilgeliğiyle dikkat çeker. Sistemin baskısına karşı ayakta durmak için ellerindeki her şeyi ortaya koyarlar. Burada hayatta kalmak, sadece fiziksel güçle değil, akıl ve sabırla mümkündür. Aradan yirmi yıl geçer. Dean artık sahnelerde espriler yapan ünlü bir komedyendir. Ancak geçmişi, gömülmediğini hatırlatır. Bir zamanlar kaçtığını sandığı travmalar, bugününü tehdit etmeye başlar.